Re: TurkBirDev >> SIKIYONETIM tartismasi.. baska secenek kaldi mi?

23 Haziran 2010 Çarşamba
Merhaba,
Oncelikle hatirlanmasi gereken bir nokta TurkBirDev'in bir devletler birligi projesi olmasi nedeni ile devletlerimizin icislerine karismadigidir. Fakat PKK teroru birligi tehdit eden bir unsurdur. Kendi halkinin ve askerinin guvenligini saglayamayan bir ulkenin herhangi bir birlige uye basvurusu ciddiye alinamaz. Turkiye'nin diger Turk devletleri ile birlik kurabilmesi icin oncelikli olarak ulkenin butunlugunu tehdit eden teroru durdurmasi gerekmektedir. SIKIYONETIM ilanin en son care olabilecegi dogrudur. Turkiye, son 30 yildir terorun onunde bir deneme tahtasi haline getirilmis, asker ve halk buyuk zarara ugratilmistir.
PKK terörünün bilançosu:
(Genelkurmay kayıtlarına göre, terörle mücadelede)
- 4. 219 asker sehit
- 1. 387 polis ve geçici köy korucusu şehit,
- 5.316 sivil olu
- 9.053 asker yarali
- 2.216'sı polis ve geçici köy korucusu toplam 17 bin 172 kişi yarali. . Kaynak: (Radikal)
- "5 bin şehit olmak üzere toplam 35 bin can kaybı.."
Kaynak:
-"300 MiLYAR doların üzerinde" ekonomik zarar
Terorle bas edemeyen Turkiye topraklarimiz uzerinde emelleri olan devletlerin istihani daha da fazla kapartmakta, birakin buyuk gucleri, Israil gibi kucuk bir devlet tahi bizleri hedef olarak gorebilmektedir. Turk Birligi BU SORUNUN KOKTEN COZUMUDUR. Ama Turk Birliginin gerceklesebilmesi icin teroru durdurabilecek, kendi halkinin ve askerinin guvenini saglayabilecek guclu bir Turkiye'nin ortaya cikmasi gerekmektedir veya Turkiye bu gucte oldugunu gostermelidir.
Bu manada terore karsi sorunlu bolgelerde SIKIYONETIM ilani bir secenek olarak masada tutulmalidir. Bakanlar kurulu SIKIYONETIM dahil cozum uretmek ve teroru durdurmak kararligi ve ciddiyeti ile gorusmelere acilen baslamalidir.
Bunlar teroru durdurmak, PKKyi tamamen yok etmek adina benim onerilerimdir. SIKIYONETIM cozumune karsi olabilirsiniz, buna saygim vardir. Teror, bir hastaliktir; baslangicta ilacla tedavi edilebilmesine ragmen bir sureden sonra hastalik cerrahi mudahale gerektirebilir. Buna cesaret edemeyen hastalar maalesef kanser hastasi olarak ortaya cikmaktadirlar. Ameliyata girmek yani SIKIYONETIM dusuncesi korku vericidir.. AMA yine soruyorum..
sizlerin onerisi nedir? Baska secenek kaldi mi?
- Bu teror hastaligi ile yasamaya ve hergun aci cekmeye razi mi gelecegiz?
- Sehit vermeyi normal mi gorecegiz?
- Vatanin butunlugunu tehdit eden unsurlarin icimizde ve disimizda buyumesini gormemezlikten gelip, 93 harbini degisik cephelerde yeniden mi yasayacagiz?
Asker kaybi savas zamaninda olur, asker kaybediyorsak biz bir savasin icindeyiz, oncelikle bunu kabul etmeliyiz. Savastigin dusmanin kucugu veya buyugu olmaz. Askerimize silah dogrultan her kisi veya kurum dusman kabul edilmeli ve gerektigi sekilde tavir alinmalidir..
Savasi kazanmanin ve bitirmenin yolu savasi ve savas alanini kontrolumuz altina almaktan geciyorsa SIKIYONETIM ilani orduya bu yetkiyi verecektir. Bu yetki verilmeden askerlerimizi hergun goz gore gore olume gondermekten kim sorumlu tutulmalidir? Bunun vebali kimin uzerinedir?
Bu sorulara yanit verilebilirse verimli bir tartisma gerceklestirmis olacagimiza inaniyorum.
TurkBirDev olma yolunda,
BasarilariMizin devami dilegimle,
Sefer Ozdemir
--- On Tue, 6/22/10, MEHMET KARTAL wrote:
From: MEHMET KARTAL Subject: RE: TurkBirDev >> SIKIYONETIM tartismasi.. baska secenek kaldi mi? To: turkbirdev@yahoogroups.com Date: Tuesday, June 22, 2010, 4:41 AM
DAHA CUAMARTESİ GÜNÜ (19.06.2010) SIKIYÖNETİM İLAN EDİLMESİ KONUSUNDA SAYIN BAHÇELİ'NİN SÖZLERİYLE İLGİLİ BİR ELEŞTİRİ YAZISI GÖNDERDİM ANCAK BELLİ Kİ, O YAZI, TARAFINIZDAN KAALE BİLE ALINMADI.YAŞANAN TERÖR OLAYLARI CE KAYBOLAN CANLAR İÇİN SİZLERLE AYNI HASSASİYETE SAHİP OLMAMA RAĞMEN SİZİN KADAR ACİZ DÜŞÜNMÜYORUM. İKİ AYDIR AĞZINDAN ÇIT ÇIKMAYAN SAYIN BAHÇELİ'NİN BİRDENBİRE ORTAYA ÇIKIP ''SIKIYÖNETİM İLAN EDİLSİN '' DEMESİNİ DE MANİDAR BULUYORUM. SIKIYÖNETİM İLAN EDİLMESİNİ İSTEYENLER SANIRIM BUNUN NETİCELERİNİ YA ANALİZ ETMİYORLAR YA DA YANLIŞ ANALİZ EDİYORLAR. BİR İHTİMAL DAHA VAR AMA O NU DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMİYORUM... . SAYGILARIMLA MEHMET KARTAL
To: turkbirdev2017@ googlegroups. com From: sefer_ozdemir@ yahoo.com Date: Mon, 21 Jun 2010 18:38:35 -0700 Subject: TurkBirDev >> SIKIYONETIM tartismasi.. baska secenek kaldi mi?
Sefer Özdemir BasiMiz sagolsun! Yine sehit var.. Ve buyuk bir uzuntu ile yaziyorum; yine sehitler olacak.. Ama olmak zorunda degil, terore bir tane dahi askerimizi kaybetmemek icin sorunlu il ve bolgelerde SIKIYONETIM ilan etmek gerekliligi bir cozum olarak Bakanlar kurulunda acilen gorusulmelidir.
SIKIYONETIM NEDIR? Sıkıyönetim, savaş, savaşı gerektirecek durum, ayaklanma, vatanın ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşüren hareketlerin yaygınlaşması gibi anayasada belirtilen, Bakanlar Kurulunun yurdun bir veya birkaç yerinde uygulamaya karar verdiği, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasını geçici bir süre için sınırlayan veya tehir eden ve mülki idare ve zabıtanın yerine askeri bir idare ve zabıtayı getiren idare şekli; örfi idare
Sıkıyönetim, sadece maddi düzen ve güvenin sağlanması ile ilgili olduğundan; ülkenin her yerinde değil, yalnız kamu düzeni bozulan bir veya birkaç bölgesinde ilan edilir. Gerekirse tamamında da ilan edilebilir. Anayasa sınırları içinde ve önceden tespit edilen kurallara göre uygulanan hukuka uygun bir yönetim şeklidir. Sıkıyönetimle ilgili her şey kanunla düzenlenmiş, keyfiliğe yer bırakılmamıştır. Sıkıyönetimin bütün işleri yargı denetimine tabidir.
Türkiye'de Sıkıyönetimler: Doğu'da Şeyh Said İsyanı üzerine (Muş, Bingöl, Elazığ, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Tunceli, Urfa, Bitlis, Van, Hakkari, Malatya, Erzurum illerinde) 24 Şubat 1925 - 23 Aralık 1927
Kubilay olayı üzerine (Menemen, Manisa ve Balıkesir'de) 1 Ocak 1931 - 9 Mart 1931
İkinci Dünya Savaşı üzerine (İstanbul, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli'nde) 20 Ekim 1940-23 Aralık 1947
6/7 Eylül olayları üzerine (İstanbul, Ankara ve İzmir'de) 7 Eylül 1955 - 7 Haziran 1956
1960 öğrenci olayları 27 Mayıs hareketi üzerine (İstanbul ve Ankara'da) 28 Nisan 1960 - 1 Aralık 1961
20/21 Mayıs olayları üzerine (İstanbul, Ankara ve İzmir'de) 21 Mayıs 1963 - 20 Temmuz 1964
15/16 Haziran işçi olayları üzerine (İstanbul, Kocaeli merkez ve Gebze'de) 16 Haziran 1970 - 16 Eylül 1970
12 Mart hareketinin ardından (İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, İzmir, Eskişehir, Ankara, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Siirt illerinde) 26 Nisan 1971 - 26 Eylül 1973
Kıbrıs Harekatı üzerine (İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Antalya, Muğla, Adana, İçel ve Hatay illerinde) 20 Temmuz 1974 - 2 Eylül 1975
Irak iç savaşı sebebiyle (Diyarbakır, Hakkari, Mardin ve Siirt illerinde) (TBMM onaylamadı) 27 Mart 1975 - 27 Mart 1975
Yaygın şiddet hareketleri üzerine (Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş , Kars, Malatya, Sivas, Urfa, Adıyaman, Hakkari, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Tunceli, İzmir, Hatay, Ağrı illerinde) 26 Aralık 1978 - 12 Eylül 1980
12 Eylül hareketi üzerine (bütün yurtta) 12 Eylül 1980 - 19 Temmuz 1987
| --- On Tue, 6/22/10, MEHMET KARTAL wrote:
From: MEHMET KARTAL Subject: RE: TurkBirDev >> SIKIYONETIM tartismasi.. baska secenek kaldi mi? To: turkbirdev@yahoogroups.com Date: Tuesday, June 22, 2010, 4:41 AM
DAHA CUAMARTESİ GÜNÜ (19.06.2010) SIKIYÖNETİM İLAN EDİLMESİ KONUSUNDA SAYIN BAHÇELİ'NİN SÖZLERİYLE İLGİLİ BİR ELEŞTİRİ YAZISI GÖNDERDİM ANCAK BELLİ Kİ, O YAZI, TARAFINIZDAN KAALE BİLE ALINMADI.YAŞANAN TERÖR OLAYLARI CE KAYBOLAN CANLAR İÇİN SİZLERLE AYNI HASSASİYETE SAHİP OLMAMA RAĞMEN SİZİN KADAR ACİZ DÜŞÜNMÜYORUM. İKİ AYDIR AĞZINDAN ÇIT ÇIKMAYAN SAYIN BAHÇELİ'NİN BİRDENBİRE ORTAYA ÇIKIP ''SIKIYÖNETİM İLAN EDİLSİN '' DEMESİNİ DE MANİDAR BULUYORUM. SIKIYÖNETİM İLAN EDİLMESİNİ İSTEYENLER SANIRIM BUNUN NETİCELERİNİ YA ANALİZ ETMİYORLAR YA DA YANLIŞ ANALİZ EDİYORLAR. BİR İHTİMAL DAHA VAR AMA O NU DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMİYORUM... . SAYGILARIMLA MEHMET KARTAL
To: turkbirdev2017@ googlegroups. com From: sefer_ozdemir@ yahoo.com Date: Mon, 21 Jun 2010 18:38:35 -0700 Subject: TurkBirDev >> SIKIYONETIM tartismasi.. baska secenek kaldi mi?
Sefer Özdemir BasiMiz sagolsun! Yine sehit var.. Ve buyuk bir uzuntu ile yaziyorum; yine sehitler olacak.. Ama olmak zorunda degil, terore bir tane dahi askerimizi kaybetmemek icin sorunlu il ve bolgelerde SIKIYONETIM ilan etmek gerekliligi bir cozum olarak Bakanlar kurulunda acilen gorusulmelidir.
SIKIYONETIM NEDIR? Sıkıyönetim, savaş, savaşı gerektirecek durum, ayaklanma, vatanın ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşüren hareketlerin yaygınlaşması gibi anayasada belirtilen, Bakanlar Kurulunun yurdun bir veya birkaç yerinde uygulamaya karar verdiği, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasını geçici bir süre için sınırlayan veya tehir eden ve mülki idare ve zabıtanın yerine askeri bir idare ve zabıtayı getiren idare şekli; örfi idare
Sıkıyönetim, sadece maddi düzen ve güvenin sağlanması ile ilgili olduğundan; ülkenin her yerinde değil, yalnız kamu düzeni bozulan bir veya birkaç bölgesinde ilan edilir. Gerekirse tamamında da ilan edilebilir. Anayasa sınırları içinde ve önceden tespit edilen kurallara göre uygulanan hukuka uygun bir yönetim şeklidir. Sıkıyönetimle ilgili her şey kanunla düzenlenmiş, keyfiliğe yer bırakılmamıştır. Sıkıyönetimin bütün işleri yargı denetimine tabidir.
Türkiye'de Sıkıyönetimler: Doğu'da Şeyh Said İsyanı üzerine (Muş, Bingöl, Elazığ, Siirt, Diyarbakır, Mardin, Tunceli, Urfa, Bitlis, Van, Hakkari, Malatya, Erzurum illerinde) 24 Şubat 1925 - 23 Aralık 1927
Kubilay olayı üzerine (Menemen, Manisa ve Balıkesir'de) 1 Ocak 1931 - 9 Mart 1931
İkinci Dünya Savaşı üzerine (İstanbul, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli'nde) 20 Ekim 1940-23 Aralık 1947
6/7 Eylül olayları üzerine (İstanbul, Ankara ve İzmir'de) 7 Eylül 1955 - 7 Haziran 1956
1960 öğrenci olayları 27 Mayıs hareketi üzerine (İstanbul ve Ankara'da) 28 Nisan 1960 - 1 Aralık 1961
20/21 Mayıs olayları üzerine (İstanbul, Ankara ve İzmir'de) 21 Mayıs 1963 - 20 Temmuz 1964
15/16 Haziran işçi olayları üzerine (İstanbul, Kocaeli merkez ve Gebze'de) 16 Haziran 1970 - 16 Eylül 1970
12 Mart hareketinin ardından (İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, İzmir, Eskişehir, Ankara, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Siirt illerinde) 26 Nisan 1971 - 26 Eylül 1973
Kıbrıs Harekatı üzerine (İstanbul, Ankara, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Antalya, Muğla, Adana, İçel ve Hatay illerinde) 20 Temmuz 1974 - 2 Eylül 1975
Irak iç savaşı sebebiyle (Diyarbakır, Hakkari, Mardin ve Siirt illerinde) (TBMM onaylamadı) 27 Mart 1975 - 27 Mart 1975
Yaygın şiddet hareketleri üzerine (Adana, Ankara, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş , Kars, Malatya, Sivas, Urfa, Adıyaman, Hakkari, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Tunceli, İzmir, Hatay, Ağrı illerinde) 26 Aralık 1978 - 12 Eylül 1980
12 Eylül hareketi üzerine (bütün yurtta) 12 Eylül 1980 - 19 Temmuz 1987
|
__._,_.___
|
Yukaridaki yazimda aynen sunu yazidm "SIKIYONETIM ilan etmek gerekliligi bir cozum olarak Bakanlar kurulunda acilen gorusulmelidir"
Bu benim Turkiye'nin teror sorununa cozum onerimdir. Sizin oneriniz nedir? Bizi "fasist olarak suclamak mi?" Fasistlik baskalarinin onerilerine ve dusunclerini tamamen red edip, kendi bildiginde diretmek olarak da tarif edilebilir. http://www.nedir. net/fasist.html baglantisinda bakin baskalari nasil tarif etmis fasistligi.. ... Devamını Gör
Terorun kol gezdigi bolgelerde yasayan vatandaslarimizin oldugu kadar askelerimizin de guven icinde yasama ve calisma haklari vardir. Bu haklari korumak da Turkiye devletinin oncelikli gorevidir. Teror sonlandirilmalidir. Teror ve sehit cenazeleri gunluk hayatin birer parcasiymis gibi gorulmemeli, kabul edilmemelidir. Eger bunun gereklilgine inaniyorsak, acilen cozum uretilmesi icin Bakanlar kurulu toplanmalidir. Nasilki Mavi Marmara'da dort sehit verdigimizde dunyayi aya kaldrirdik, Turk vatandasinin canina kiymanin bedeli olacagini ilan ettik, yine ayni sekilde Turk askerinin hayatini tehdit etmenin bedelinin de agir olacagi ilan edilmeli ve alinacak kararlar acilen uygulamaya konulmalidir.
Turkiye terorun karsisnda aciz olmadigini gostermeli ve teroru bitirmelidir. Aksi takdirde Turkiye'nin Turk Birligi kurma istegi dahi ciddiye alinamz. 3 Ekim 2009 Cumhurbaskanalri duzeyinde Nahcivanda kurulan Turk Konseyi sadece kagit uzerinde kalmaya mahkumdur.
darbe ile eşdeğer bir sistem
sizi kınıyorum bu düşüncenizi paylaştığınız için